yalanım varsa;yalancıyımdır!

Tuesday, February 22, 2011

ev kardeşimle ciddi şeyler konuşuruz çoğu kez,
bunu yapmak için bazen kafayı bulmamız gerekir ama bugün gerekmedi.
o sordu ben cevap verdim bu kez,
planlanmış konuşmalarım olur benim,son sözü söylememe fırsat bırakmayan deyyuslarla bi'gün karşılaşırsam eğer diye giriş,gelişme ve sonuçtan oluşan kompozisyonlarım vardır ezberimde.
bu öyle bi'şey değildi.
önemli olan planlanmış olması da değildi aslında,bunları düşünüyo olmamdı,içimde bi' kış uykusu sessizliğiydi belki,
beklentiler fazla olmamalı aslında asrın konuşmasını yapmadım,
nasihatte vermedim dolu dizgin..
farklı bi' performans sergilemedim,
hep derim "insan bi' kere aşık olur" diye,yine dedim.
destekleyen cümleler kurdum sadece.
ilkokul üçte tanıştım onunla ilkokul dörtte "ben birine aşığım" dedim,isim vermemi istedi "oktay"dedim, ,çılgın bediş'teki oktay'ı alıp caner'in kartvizitine ekledim,o da inandı.
ben onu hep sevdim,aynı odayı aynı masayı aynı çatalı paylaştık yıllarca,saklambaçta hep aynı apartmana saklanıp tahterevallide hep aynı yüksekliğe kaldırdım onu,o da beni hep aynı hızla salladı salıncakta..
babamın cebinden çıkacak çikolatalar kadar heyecanla bekledim onu yıllarca,
o da aynı heyecanla arkadaşlarımın ceplerinden çıktı hep.
en sevdiğim arkadaşımın cebinden çıktı bi'gün,
göz yumdum,çocuktum.
en sevdiğim ikinci arkadaşımın cebinden çıkmak istedi bi' başka gün,
göz yummadım,aşıktım.
aşk dilendim ondan:
"beni bi' yudum sevmeyi göze alamaz mısın?"dedim,hiç utanmadım.
aşık olduğum adam üçüncü sevgilimdi benim,
evet bende bi'kaç cepte ikamet ettim.
hergün aşık olduk biz.
ve bi' daha aşık olmadım,olmayı da beklemedim zaten.
onunla bi' oda bi' salona razıyken lüks binalara sığamadım
bi' diğerinde.
bi' diğeri ondan beş yıl sonraydı.
büyüdükçe mantıklı bi' insan olduğumu farkettim,
kaşın gözün güzelliğine aldırış etmemeye karar verdim,
kendimden ödün verip haz etmediğim hal ve hareketleri,
alışkanlıkları sindirdim,
onun sahip olacağı kariyeri sevdim.
çocuklarımın takım elbiseli,eli emek ve para kokan babaları olsun istedim.
çalışkanlığını ve azmini bununla beraber tuttuğunu koparışını sevdim.
içimdekileri tutup koparacağını hesaba katmadım,hırsıma yenik düştüm.
kaşta gözde değilse mantıkta kariyerde değilse aşk nerde?
aşk öldü,diri diri gömdüm onu kendi ellerimle.
küçüktüm koşamadım arkasından "gitme" diyemedim.
"gitme" dediğim de aldırmadı gitti!
benden giden herşeyin bedeli olarak ben de gidip içimdeki çocuğu aldırmaya karar verdim;içimdeki çocuk öldü,koşup oynama arzusu kralların hazineleriyle gömülüşü gibi girdi kara toprağa aşkın yanında.
kazançlarıma da kayıplarıma da saygı duymayı öğrendim
bu kez.
şimdi sen hayatıma süzülecek olan,
aşkı tüketmeden gelme kapıma,
yan cayır cayır aşk acısıyla,büyü.
bana aşık olma,aşk kötü bi'şey.
say beni,saygı duy tarzıma,öpüp başıma koyayım,nimetim ol.

No comments:

Post a Comment

Note: Only a member of this blog may post a comment.