Bi' anda olur ya herşey,beklemediğin anda olur genelde,yok yere.
Hani herşey yolundayken,mutluyken,hiç beklemezken yani.
Yani yeşil ışık yayalar için yanar da sen karşıya geçmek için adım atarsın ama densizin teki gazla fren pedalını karıştırır da içini hoplatır ya hani.
Hani sen hiç beklemezken ben densizlik eder gidersin ya benden.
Hani hoplatırsın ya içimi.
Sanki 5 dakika önce yine gittin sen.
Bu sefer sanki sana bi' fenalık etmişim,sanki seni çıldırtmışım,gözünü karartmışım da sende boğazlamışsın beni.
Bi' elinle boğazlamışsın diğer elinle sol kaburgamı açıp kalbimi sıkmışsın sanki.
Başına bi'şey mi geldi acaba asker?
Hissettim mi ben de acaba?
Çaresizlik ne zor asker.
Arardım,rahatlardım en azından.
Teknoloji ne güzel asker.
Elini kolunu bağlamıyor insanın,paran da varsa eğer.
Yaklaşık 10 dakika önce herşey yolundaydı.
Galiba seni unuttuğum için utandım az önce ve utanç yaptı bunu.
Gemici düğümü attı boğazıma,presledi kalbimi ve dar etti dünyayı bana.
Utançtan gözlerim karardı bi' 8 dakika önce.
Yere göğe sığamadım.
Sana da olurdu ya hani bazen.
Derdin ya "Kendimi sokağa atasım,bağrımı açıp koşasım,bi'kaç delikanlıya omuz atasım,kendimi ölesiye dövdüresim geliyo." diye.
Ağzımı burnumu kırdırasım var bi' 15 dakikadır.
Senin güzel dediğin dudaklarımdan minik dediğin burnumdan olasım var.
Senden olalı çok olmuş.
Ne kadar çok olmuş hemde.
Çıkıyorum şimdi,densiz bi' şoförle karşılaşmamayı dileyerek.
İyi olduğunu umarak.
No comments:
Post a Comment
Note: Only a member of this blog may post a comment.