http://www.klips.net/video/cvjphy-ezginin-gunlugu-ask-hic-biter-mi-canli.html
bu şarkıyı dolamıştım dilime o gittiği gün,insanları aynı duygulara sürükleyen şeyleri düşünmüştüm,
bu şarkıyı yazdıran ve söyleten aşkın gücene bi' spiritüalistin inandığı kadar ruhumla inanmıştım.
dev gibi bi' adamı küçük bi' balığa benzeticek kadar romantizmle sevişir haldeydim.
şarkı da der ki;
kalır adımızla bi' sokak duvarında,bi' ağaç kabuğunda,bi' takvim kenarında,
kalır bi' çiçekte bi' defter arasında ,bi' tırnak yarasında,bi' dolmuş sırasında,
kalır bi' odada bi' yastık oyasında ,bi' mum ışığında,bi' yer yatağında,aşk hiç biter mi?
"ben de yandım bu kadar! yandım heyhaat!" diye bağırdım ama yanıldım.
ben yanmadım o gidince,yanmamışım aslında yeni anladım,
eğer aşk buysa,ki bunları yazdırcak kadar gündelik hayata işlemesi gereken bi' acıysa yokluğu,
ben adımızı göremedim hiç bi' duvarda,
ağaç kavuğuna da kazımadık özel günlerimizin tarihlerini ya da değil takvime telefon ajandasına bile kaydetmedik ilk öpüştüğümüz günü,
yolda yürürken kopardığı bi' papatyayı takmadı kulağıma ben de eve gidip onu bi' defterin arasına koyup kurutmadım.
ama bi' tırnak yaram vardı,iyileşti,yenisi geldi,tazeydi üstelik.
bi' dolmuş kuyruğumuz vardı,doldu,yenisi geldi,boştu üstelik.
oya olmadı belki baş koyduğumuz yastıklarda ama mum ışığımız ve yer yatağımız oldu.
onlarda unutulmayanlar arasında yer alamadı ne yazık ki,canımı da yakmadı şu an yazarken.
fotoğrafları sildim geçen gün tek tek,o an içimden bi'şeyler koptu,
münkir bi' yaratıktım o anda,çünkü kasten ve hileyle koparttım attım onu içimden.
gelin görün ki zerre kadar pişman değilim bunu yaptığıma,
eğer bi'şey kıyısından köşesinden rahatsız ediyorsa varlığınızı yol vermek,el çekmek en mantıklısıymış
biraz realistseniz eğer,farkedeceksiniz ki bi' yuvarlağın üzerinde yerin bizi çektiği kadar varız,
hayattan el etek çekmeden önce yapmak istediğimiz herşeyi yapalım.
mesela ben koşmak istiyorum,hayatımı gasp etmeyen insanlarla oturup çay içmek istiyorum,
bir sürü şehir görmek istiyorum,bütün tropikal meyveleri tatmak istiyorum,kitap okumak istiyorum saatlerce,cevapları arka sayfasında bulunmayan bulmacalar çözmek istiyorum,istediklerimi yazacağım bi' fihrist istiyorum bol bol sayfası olan ve ben bunları yaparken her adımımda kapı gibi arkamda duran ya da hayallerimin peşinde koşarken bana eşlik eden bi' hayat arkadaşı istiyorum.
ruh eşimi arıyorum,üstelik deneyip yanılırken canımı acıtmıyorum artık.
şarkı ne anlamlıydı oysa bi' zamanlar.
senin arkandan da söylerim belki bi' kaç ay sonra,kim bilir?
yeter ki şarkının hakkını ver..
No comments:
Post a Comment
Note: Only a member of this blog may post a comment.